Yabancı misafir için iki dilli web sitesi: çeviriden fazlası
Bodrum'a gelen yabancı misafir sitenizi kendi dilinde rahatça okuyabiliyor mu? İki dilli bir web sitesini doğru kurmanın içerik ve teknik adımları.

Londra'da yaşayan bir aile, temmuz için Bodrum'da otel arıyor. Sitenizi açıyorlar; ana sayfa İngilizce, ama "Odalar" sayfasına geçince metin Türkçeye dönüyor. Rezervasyon formundaki alan adları yarı yarıya çevrilmiş, iptal koşulları yalnızca Türkçe. Aile siteyi kapatıyor ve aynı oteli bir OTA üzerinden, komisyonu size ödeterek buluyor. Ya da hiç bulmuyor.
Bodrum her sezon Türkçe konuşmayan çok sayıda misafir ağırlar. Otel, restoran, tekne kiralama ya da klinik fark etmez; web sitesinin en az iki dilde, gerçekten okunabilir olması artık bir seçenek değil, temel bir gerekliliktir. Ancak iki dilli site, yalnızca metinleri bir çeviri aracından geçirmek demek değildir. Bu yazıda iki dilli bir siteyi hem içerik hem de teknik açıdan doğru kurmanın adımlarını ele alıyoruz.
Çeviri değil, uyarlama
Türkçe bir metni kelimesi kelimesine İngilizceye çevirdiğinizde ortaya çıkan şey çoğu zaman doğru ama soğuk bir metindir. "Eşsiz manzaramız ve güler yüzlü personelimizle hizmetinizdeyiz" cümlesi İngilizcede bir broşür klişesine dönüşür. Yabancı misafir, sizin ne sunduğunuzu somut olarak bilmek ister: odadan denizi görüyor muyum, plaja kaç dakika yürüyorum, kahvaltı saat kaçta bitiyor, havalimanından nasıl gelirim?
İyi bir uyarlama, okuyucunun beklentisinden yola çıkar. Türk misafir için önemli olan bir bilgi, örneğin hafta sonu canlı fasıl, İngiliz misafir için ikinci planda kalabilir; onun için çocuklara uygun menü ya da sessiz saatler daha önemlidir. Bu yüzden her dil sürümü aynı yapıyı paylaşsa da vurgular farklı olabilir. Metni çeviren kişinin hedef dili anadili gibi konuşması ya da en azından son okumayı bir anadil konuşucusunun yapması bu yüzden önemlidir.
Para birimi, tarih biçimi ve ölçü birimleri de uyarlamanın parçasıdır. İngilizce sürümde fiyatları avro ya da sterlin olarak da göstermek, tarihleri "14 July" biçiminde yazmak ve "Bodrum merkeze 3 km" yerine "a ten-minute drive from Bodrum town" gibi bir anlatım kullanmak, misafirin kendini evinde hissetmesini sağlar.
Her dil için ayrı adres
Teknik tarafta en önemli karar, dil sürümlerinin nasıl yapılandırılacağıdır. Bazı siteler dili bir düğmeyle, aynı adres üzerinde değiştirir; bazıları ziyaretçinin tarayıcı diline bakıp onu otomatik olarak bir sürüme yönlendirir. İkisi de sorun yaratır.
Google, çok bölgeli ve çok dilli siteler için yönergelerinde her dil sürümü için ayrı bir adres kullanılmasını önerir ve kullanıcıları tahmin edilen dillerine göre otomatik yönlendirmekten kaçınmayı tavsiye eder. Bunun nedeni basittir: otomatik yönlendirme, hem misafirin hem de arama motorunun sitenin diğer sürümlerini görmesini engelleyebilir. Almanya'da yaşayan bir Türk misafir, tarayıcısı Almanca diye Türkçe sayfadan uzak tutulmamalı.
Pratikte bu, örneğin alanadi.com/tr ve alanadi.com/en gibi ayrı yollar demektir. Her sayfanın üstünde açıkça görünen bir dil seçici bulunur ve bu seçici, ziyaretçiyi ana sayfaya değil, aynı sayfanın diğer dildeki karşılığına götürür.
Arama motoruna sürümleri tanıtmak
Ayrı adresler kurduktan sonra arama motoruna bu sayfaların birbirinin karşılığı olduğunu söylemek gerekir. Bunun için hreflang adı verilen bir işaretleme kullanılır. Google, yerelleştirilmiş sürümler belgesinde bu işaretlemenin, aynı içeriğin farklı dil sürümlerini tanımlamasına yardım ettiğini anlatır. Ayrıca hiçbir dil sürümüyle eşleşmeyen ziyaretçiler için bir varsayılan sayfa belirlemeyi önerir.
Bu ayrıntılar işletme sahibinin bizzat uğraşacağı şeyler değildir, ama sitenizi yapan kişiye sormanız gereken sorulardır. "İngilizce sayfalarım Google'da ayrı görünüyor mu?" sorusunun cevabını bilmek yeterlidir.
Her şeyin çevrilmesi gerekir, özellikle küçük şeylerin
İki dilli sitelerde en sık görülen sorun, ana metinlerin çevrilip küçük parçaların unutulmasıdır. Misafiri asıl yarı yolda bırakan da bu küçük parçalardır:
- Menü ve alt bilgi bağlantıları
- Form alanları, hata mesajları ve "gönder" düğmesi
- Rezervasyon onay e-postaları ve otomatik WhatsApp yanıtları
- İptal, iade ve gizlilik koşulları
- Fotoğraf açıklamaları ve sayfa başlıkları
- Google Haritalar bağlantısı ve yol tarifi metni
Bir misafir İngilizce bir formu doldurup Türkçe bir onay e-postası aldığında, rezervasyonunun gerçekten alınıp alınmadığından emin olamaz. Ardından WhatsApp'tan yazar, resepsiyon zaman kaybeder.
Site dışındaki temas noktaları da iki dilli olmalı
Misafirin sizinle ilk teması çoğu zaman web sitesi değildir. Önce Google'da adınızı görür, birkaç yorum okur, belki Instagram hesabınıza göz atar, sonra siteye gelir ve en sonunda WhatsApp'tan yazar. Bu yolculuğun bir halkası yalnızca Türkçe kalırsa, sitedeki özenli İngilizce metin yarı etkisini kaybeder.
Google Business Profile'daki işletme açıklamanızı İngilizce okuyan birinin de anlayacağı sade bir dille yazın. Yabancı dilde gelen yorumlara aynı dilde yanıt verin; bir İngiliz misafirin şikâyetine Türkçe yanıt yazmak, sorunu çözmek yerine mesafe yaratır. Instagram'da önemli duyuruları, örneğin sezon açılış tarihini ya da yeni menüyü, kısa bir İngilizce satırla tamamlayın.
WhatsApp ise ayrı bir özen ister. Misafir sitede "WhatsApp'tan yazın" düğmesine bastığında, karşısına İngilizce bir karşılama mesajı çıkmalı ve mesajı okuyan çalışan en azından temel soruları İngilizce yanıtlayabilmelidir. Konum, otopark, transfer ve iptal koşulları gibi sık sorulan konular için iki dilde hazır yanıtlar yazmak, yoğun bir ağustos akşamında resepsiyonun yükünü ciddi biçimde hafifletir. Hazır yanıtların dili de sitedeki dille uyumlu olmalı; misafir aynı bilgiyi iki farklı ifadeyle okuduğunda hangisinin doğru olduğunu düşünmeye başlar.
Kaç dil gerekli?
Her dili eklemek kolaydır, ama her dili güncel tutmak zordur. Kötü çevrilmiş ya da yarım kalmış bir Rusça ya da Almanca sürüm, hiç olmamasından daha çok zarar verebilir. Çoğu Bodrum işletmesi için Türkçe ve İngilizce iyi bir başlangıçtır. Üçüncü bir dil eklemeyi düşünüyorsanız, önce geçen sezonun misafir profiline bakın: rezervasyonların ve Google yorumlarının hangi dillerde geldiği, hangi dile gerçekten ihtiyacınız olduğunu söyler. Ardından o dili sürdürebilecek birinin olup olmadığını kendinize sorun.
İki dilli site kontrol listesi
Sitenizi bir misafir gözüyle sınamak için şu listeyi kullanabilirsiniz:
- Her dil sürümünün kendine ait bir adresi var.
- Site, tarayıcı diline göre otomatik yönlendirme yapmıyor.
- Dil seçici her sayfada görünüyor ve aynı sayfanın karşılığına götürüyor.
- Sayfa başlıkları ve açıklamaları her dilde ayrı yazılmış.
- Formlar, hata mesajları ve onay e-postaları seçilen dilde.
- İptal ve gizlilik koşulları her iki dilde mevcut.
- İngilizce metinleri bir anadil konuşucusu okudu.
- Fiyatlar, tarihler ve mesafeler yabancı misafirin anlayacağı biçimde yazılmış.
- WhatsApp hazır yanıtları da Türkçe ve İngilizce hazırlandı.
- Yeni bir içerik eklendiğinde her iki dilde birlikte yayınlanması kural hâline geldi.
Son madde belki de en önemlisidir. İki dilli bir site, bir kez kurulup bırakılan bir proje değil, sürdürülen bir alışkanlıktır.
Sitenizin yabancı misafire nasıl göründüğünü birlikte değerlendirmek isterseniz, ücretsiz bir keşif görüşmesinde sayfalarınıza beraber bakabiliriz. Hangi adımın önce gelmesi gerektiğini konuşmak için kış iyi bir zaman.
SIRADAKİ ADIMKendi işletmeniz için birlikte bakalım

